“Muhteşem” Ülkemin Muhteşem Haftası

Yeni yıl muhabbetlerinin dolaştığı, yeni yılın ilk haftası içerisinde mükemmel dört olay gerçekleşti güzel ülkemde.

Birincisi, “Muhteşem Yüzyıl” ismiyle televizyonlarda yayınlanmaya başlayan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihini Kanunî döneminden itibaren anlatan bir dizi var gündemde. Bu diziyi bu kadar önemli yapan ise, şu 3 gün içerisinde çok geniş çapta bir eleştiri bombardımanına tabii olması. Diziyi eleştiren insanlar, Osmanlı İmparatorluğuna tüy kondurmayan tipler, bu bilindik bir şey. Ama benim anlamadığım birkaç nokta var.

Koduğumun eğitim sistemiyle de orantılı bu gerçi ama, olsun. Kanunî’nin bir cinsel hayatı yok muydu? Amerikan sinemasının oluşturduğu süper kahraman timsali adam mıydı bu? Ya da “cariye” olan kadınlar, aldıkları eğitim dışında çok mu edepliydi? Bu kadınların uçkuruna düşkün olması, padişahların da bu olaya ortak olması doğru değil mi? Padişah turşusunu mu kuruyordu bu kadınların, yapmayın. Evet, tarihe sahip çıkalım falan ama, size kötü bir haberim var. Osmanlı İmparatorluğu çöktü ve tekrar kurulmayacak. Bu topraklar içerisinde, kim ne kadar zorlarsa zorlasın din ile yönetilen bir devlet ortaya çıkmayacak, kasmayın.

Gelelim ikinci başlığa. Başbakan’ın, Kars ilindeki henüz tamamlanmayan “İnsanlık Anıtı” na ‘ucube’ demesi beni benden aldı. Hani hayal edin. Öyle bir ülkede yaşıyorsunuz ki, “özgürlük” en fazla kullanılan kelimelerden birisi olmuş. Ama bu ülkede, sanata, sanatçıya, farklı fikirlere ve geleneğe eleştiriler kabul edilmiyor. Eleştiri kelimesi aranan bir insan gibi kovalanıyor her yerde. İşte, bu ülkenin Başbakanı da öyle über ki, bir sanat eserine “ucube” diyebiliyor. Üstelik devam ediyor, “Bunu yıkın, yerine park yapın.” Bak ben Başbakan olarak öyle bir adamım ki, zaten sanatçıyı ve onun sanatını siklemiyorum, “yerine daha güzelini yapın” demiyorum; yıkın park yapın diyorum. Ot ile besleniyor bizim insanlarımız, uyuyorlar. Doğal zaten.

Üzerinde konuşulmaya değmeyecek ama önemli olan 3. başlık ise, tahliye krizi. Her türlü boku yemiş, katil, sapık gibi suçlamalar ile içeri sokulmuş zibilyon tane adam tahliye edildi. Manowar’dan geliyor. “Hukuk devletiymişiz; SİKTİR ordaaaan!”

Son olay ise, Mersin’deki bir Sanat ve Spor Lisesi’nde “45 cm” yasağı. Okulun ileri görüşlü müdürü tarafından, erkek ve kızların birbirine 45 cm’den daha fazla yaklaşması yasaklandı. Sıraların önüne etek giyen kızlar için ekstradan tahta monte edildi. Yemekhaneler ayrıldı, giriş çıkışlar farklılaştı. Kızların çizme giymesi yasaklandı. Ve bu bir Sanat ve Spor Okulunda yapıldı. Bu müdür yakın zaman içerisinde ya zam alacak, ya da çok daha yüksek bir mevkiye getirilecek.

Yılbaşının ardından öyle bir 10 gün geçirdik ki, bu güzel ülkemde her saniye küfreden insanlarımıza hak veriyorum artık. Ot yiyen bir halk, ot eken bir yönetim ve bunları eleştirenleri içeri sokmaktan başka bir halta yaramayan hukuk sistemi. Sonra halkın her bir adamı “Amerika çok kötü bir ülke tamam mı?” diyor. E tamam da usta, sen de gerizekalısın?

  1. Henüz geridönüş yok.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.